Sağlık
Sinsi damar yırtılması ile inme geçiren hasta kapalı operasyonla hayata tutundu
İzmir’de şah damarındaki yırtılma nedeniyle inme geçiren 59 yaşındaki Gürsel Aslan, kapalı operasyonla felçten kurtuldu. Stent ile beyne giden kan akışı yeniden sağlanan Aslan, konuşma ve yürüme kabiliyetini geri kazandı.İzmir’de yaşayan 5…

HIZLI ÖZET
Bu haberde öne çıkanlar
- İzmir’de şah damarındaki yırtılma nedeniyle inme geçiren 59 yaşındaki Gürsel Aslan, kapalı operasyonla felçten kurtuldu.
- Stent ile beyne giden kan akışı yeniden sağlanan Aslan, konuşma ve yürüme kabiliyetini geri kazandı.İzmir’de yaşayan 5…
İzmir’de şah damarındaki yırtılma nedeniyle inme geçiren 59 yaşındaki Gürsel Aslan, kapalı operasyonla felçten kurtuldu. Stent ile beyne giden kan akışı yeniden sağlanan Aslan, konuşma ve yürüme kabiliyetini geri kazandı.
İzmir’de yaşayan 59 yaşındaki fayans ustası Gürsel Aslan, geçtiğimiz günlerde aniden rahatsızlandı. Eşinin soğuk terler döktüğünü fark eden Adalet Mertoğlu Aslan, endişelenerek ambulans çağırdı. Hastaneye kaldırılan Aslan’a damarında yırtılma olduğu belirtildi. Tedavisinin ardından taburcu edilen Aslan’ın yürürken ayağı takılmaya, konuşması ise zorlaşmaya başladı. Bunun üzerine yeniden hastaneye başvuran Aslan, kontrollerin ardından eşiyle birlikte eve döndü. Ancak sağlık durumu daha da kötüleşen Gürsel Aslan konuşma ve yürüme kabiliyetini kaybedince eşi, 14 Ekim’de Acıbadem Kent Hastanesi’nin acil servisine başvurdu. Gürsel Aslan’ın tedavisi, Acıbadem Kent Hastanesi’nde Nöroloji Uzm. Dr. Nevin Çokpınar, Girişimsel Nöroradyoloji Uzm. Prof. Dr. Çağın Şentürk, Radyoloji uzmanları Dr. Gökay Karaça ve Dr. Dilşat Çamlı’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirildi. Aslan, yapılan kapalı operasyonla felçten kurtuldu.
"Eşim konuşamıyor ve yürüyemiyordu"
Arabaya bindikleri sırada eşi Gürsel Aslan’ın terlemeye başladığını ifade eden Adalet Mertoğlu Aslan, "Eşim arabayı kısa bir mesafede kullanarak eve getirdi ancak park edemedi. Ben park ettim. Eve geldiğimizde eşim oldukça rahatsızlanmıştı. Hemen hastaneye kaldırdık. Ambulans geldi ve eşimi hastaneye götürdük. Orada 3-4 gün yattıktan sonra bizi taburcu ettiler. ‘İyisiniz, artık bir şeyiniz kalmadı, gidebilirsiniz’ dediler. Biz de eve geldik. Ertesi sabah eşimin iyi olmadığını gördüm. Onu tekrar aynı hastaneye, aynı doktora götürdüm. ‘Hocam, eşim pek iyi değil. Evde rahat hareket edemiyoruz. Üzerimde bir korku var. Çünkü gerçekten korkunç bir şey yaşadık’ dedim. Ancak doktor, ‘Bir şey yok. Gidin, ilaçlarınızı alın ve kullanın. Bir şey yok’ dedi. Eşim o gece hastanede kaldı. Sabaha karşı onu Acıbadem Kent Hastanesi’ne getirdim. O sırada artık konuşamıyor ve yürüyemiyordu. Daha sonra tedavi gördü, çok iyi duruma geldi" dedi.
Konuşamayıp yürüyemediğini dile getiren Gürsel Aslan ise, "Daha sonra Acıbadem Kent Hastanesi’ne geldim. 3-4 gün yoğun bakımda kaldım. Yoğun bakımdan sonra ameliyat geçirdim. Beni ameliyat ettiler, ondan sonra düzeldim. Bilincim yerine geldi, zihnim açıldı, yemek yemeye başladım. Buradaki hocalarım bana destek oldular ve burada şifayı buldum" şeklinde konuştu.
Şah damarında yırtılma tespit edildi
Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar tarafından acil olarak değerlendirilen hastanın nörolojik muayenesi ve ileri görüntüleme tetkikleri yapıldı. Radyoloji Uzm. Dr. Dilşat Çamlı ve Girişimsel Nöroradyoloji Uzm. Prof. Dr. Çağın Şentürk’ün değerlendirmeleriyle şah damarın iç duvarında yırtılma olarak tanımlanan "karotis diseksiyonu" tespit edildi. İdrarını yaptıktan sonra ani terleme ve kasılma şikayetleri yaşayan hastanın klinik saatler içinde düzeldikten 3 gün sonra konuşma kabiliyetini kaybedip, felç tablosuyla başvuruda bulunduğunu belirten Dr. Nevin Çokpınar, "Yapılan ilk değerlendirmede hastanın konuşmasında tutukluk olduğu, kelimeleri anlamakta güçlük çektiği, basit motor komutları yerine getirmekte zorlandığı, kolunda ve bacağında güçsüzlük ile yüzünde kayma bulunduğu tespit edildi. Durum hastanın eşi tarafından fark edilmiş olup, eşi hastanın rahatsızlığının geceden beri mevcut olduğunu ve hastaneye getirmekte zorlandığını ifade etti. Hastanın daha önce başka bir merkezde yatarak tedavi gördüğü, medikal tedaviyle taburcu edildikten sonra kliniği iyi seyrederken bir gün içerisinde kötüleştiği öğrenilmiştir" şeklinde konuştu.
"Beynin sol tarafındaki damarlarda tıkanıklık tespit edildi"
Uzm. Dr. Çokpınar, acil serviste gerçekleştirilen tetkiklerde beynin sol tarafındaki damarlarda tıkanıklık olduğunun ve buna bağlı olarak vücudun sağ yarısında güçsüzlük ile konuşma bozukluğu geliştiğinin belirlendiğini vurgulayarak, "İleri damarsal yapıları incelemek amacıyla BT anjiyografi tetkiki uygulanmış, bu test sonucunda damar duvarında yırtık olduğu ve klinik bulguların bu yırtığa bağlı olarak ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda hastamız hastanemize kabul edilmiş ve öncelikli olarak medikal tedaviyle izlenmesine karar verilmiştir" dedi.
"Hastamızın sol şah damarı uzun bir stent ile tekrar açılabildi"
Dr. Çokpınar, hastanın bulgularının gece boyunca dalgalanması, yani belirtilerin bir düzelip bir kötüleşmesi üzerine girişimsel Girişimsel Nöroradyoloji Uzm. Prof. Dr. Çağın Şentürk ile konsültasyon yapıldığını belirterek, "Hastaya derhal yeniden görüntüleme yapılmış ve klinik tabloya paralel olarak damar tıkanıklığı bulgularında artış gözlenmiştir. Bu gelişmeler üzerine hastada acil girişimsel işlem endikasyonu konulmuş ve hastamızın sol şah damarı kapalı yöntemle uygulanarak stent ile açılmıştır" ifadelerini kullandı.
"Müdahale etmekten başka seçeneğimiz kalmamıştı"
Prof. Dr. Çağın Şentürk, hastanın Nörolog Çokpınar tarafından konsültasyon amacıyla yönlendirildiğinde daha önceden sol şah damarında bir yırtılma tespit edildiğini belirterek, "Tıpta diseksiyon olarak adlandırılan bu yırtılma nedeniyle beynin sol yarım küresini besleyen ana damarda kan akışı neredeyse tamamen durma noktasına gelmiş ve beyne ulaşan kan miktarında ciddi bir azalma meydana gelmişti" dedi.
Damar duvarı içerisindeki kanamanın damar çapını ileri derecede daraltarak kan akımını neredeyse imkânsız hâle getirdiğini ve bu aşamada dünya genelindeki standart klinik yaklaşımın öncelikle medikal tedavi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şentürk, "Ancak uygulanan tıbbi tedaviye rağmen hastanın şikayetlerinin ilerlemesi ve geri dönüşsüz felç tablosunun ortaya çıkma riskini gösteren bulguların belirmesi üzerine, müdahale etmekten başka seçeneğimiz kalmamıştı" şeklinde konuştu.
"Vakit kaybetmeden girişimsel nöroradyoloji ünitesine alındı"
Vakanın hiç vakit kaybetmeksizin girişimsel nöroradyoloji ünitesine alındığını belirten Prof. Dr. Şentürk, "Damarı yeniden açmak amacıyla kafatası içerisine uzanan seviyeden itibaren boyun kesimine kadar neredeyse tamamen tıkanmış olan uzun damar segmenti boyunca bir stent yerleştirilmiştir" ifadelerini kullandı.
"Hastamızın genç yaşta olduğu göz önüne alındı"
Prof. Dr. Şentürk, şah damarının kafatasına giriş seviyesinden boyun bölgesine kadar uzanan stent sayesinde beynin sol yarım küresine yeniden normal kan akışının sağlandığını vurgulayarak, "Bu durum anjiyografik olarak doğrulandıktan sonra hastamız, medikal tedavinin devamı ve yakın takibi amacıyla yoğun bakım ünitesine nakledilmiştir; bu tür girişimler, hayati risk taşıyan durumlarda kritik bir önem arz etmektedir" dedi.
Prof. Dr. Şentürk, endovasküler adı verilen bu kapalı girişimsel nöroradyolojik yöntemle müdahale edilmemiş olması halinde hastanın beyninin sol yarım küresinde çok geniş bir alanı etkileyecek ve iskemiye bağlı gelişen ağır bir inmenin kaçınılmaz olacağını belirterek, "Hastamızda inme sonrasında oluşabilecek beyin ödeminin, kalıcı sakatlıklar ve hatta hayat kaybına yol açabileceği göz önünde bulunduruldu" ifadelerini kullandı.
İzmir’de yaşayan 59 yaşındaki fayans ustası Gürsel Aslan, geçtiğimiz günlerde aniden rahatsızlandı. Eşinin soğuk terler döktüğünü fark eden Adalet Mertoğlu Aslan, endişelenerek ambulans çağırdı. Hastaneye kaldırılan Aslan’a damarında yırtılma olduğu belirtildi. Tedavisinin ardından taburcu edilen Aslan’ın yürürken ayağı takılmaya, konuşması ise zorlaşmaya başladı. Bunun üzerine yeniden hastaneye başvuran Aslan, kontrollerin ardından eşiyle birlikte eve döndü. Ancak sağlık durumu daha da kötüleşen Gürsel Aslan konuşma ve yürüme kabiliyetini kaybedince eşi, 14 Ekim’de Acıbadem Kent Hastanesi’nin acil servisine başvurdu. Gürsel Aslan’ın tedavisi, Acıbadem Kent Hastanesi’nde Nöroloji Uzm. Dr. Nevin Çokpınar, Girişimsel Nöroradyoloji Uzm. Prof. Dr. Çağın Şentürk, Radyoloji uzmanları Dr. Gökay Karaça ve Dr. Dilşat Çamlı’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirildi. Aslan, yapılan kapalı operasyonla felçten kurtuldu.
"Eşim konuşamıyor ve yürüyemiyordu"
Arabaya bindikleri sırada eşi Gürsel Aslan’ın terlemeye başladığını ifade eden Adalet Mertoğlu Aslan, "Eşim arabayı kısa bir mesafede kullanarak eve getirdi ancak park edemedi. Ben park ettim. Eve geldiğimizde eşim oldukça rahatsızlanmıştı. Hemen hastaneye kaldırdık. Ambulans geldi ve eşimi hastaneye götürdük. Orada 3-4 gün yattıktan sonra bizi taburcu ettiler. ‘İyisiniz, artık bir şeyiniz kalmadı, gidebilirsiniz’ dediler. Biz de eve geldik. Ertesi sabah eşimin iyi olmadığını gördüm. Onu tekrar aynı hastaneye, aynı doktora götürdüm. ‘Hocam, eşim pek iyi değil. Evde rahat hareket edemiyoruz. Üzerimde bir korku var. Çünkü gerçekten korkunç bir şey yaşadık’ dedim. Ancak doktor, ‘Bir şey yok. Gidin, ilaçlarınızı alın ve kullanın. Bir şey yok’ dedi. Eşim o gece hastanede kaldı. Sabaha karşı onu Acıbadem Kent Hastanesi’ne getirdim. O sırada artık konuşamıyor ve yürüyemiyordu. Daha sonra tedavi gördü, çok iyi duruma geldi" dedi.
Konuşamayıp yürüyemediğini dile getiren Gürsel Aslan ise, "Daha sonra Acıbadem Kent Hastanesi’ne geldim. 3-4 gün yoğun bakımda kaldım. Yoğun bakımdan sonra ameliyat geçirdim. Beni ameliyat ettiler, ondan sonra düzeldim. Bilincim yerine geldi, zihnim açıldı, yemek yemeye başladım. Buradaki hocalarım bana destek oldular ve burada şifayı buldum" şeklinde konuştu.
Şah damarında yırtılma tespit edildi
Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nevin Çokpınar tarafından acil olarak değerlendirilen hastanın nörolojik muayenesi ve ileri görüntüleme tetkikleri yapıldı. Radyoloji Uzm. Dr. Dilşat Çamlı ve Girişimsel Nöroradyoloji Uzm. Prof. Dr. Çağın Şentürk’ün değerlendirmeleriyle şah damarın iç duvarında yırtılma olarak tanımlanan "karotis diseksiyonu" tespit edildi. İdrarını yaptıktan sonra ani terleme ve kasılma şikayetleri yaşayan hastanın klinik saatler içinde düzeldikten 3 gün sonra konuşma kabiliyetini kaybedip, felç tablosuyla başvuruda bulunduğunu belirten Dr. Nevin Çokpınar, "Yapılan ilk değerlendirmede hastanın konuşmasında tutukluk olduğu, kelimeleri anlamakta güçlük çektiği, basit motor komutları yerine getirmekte zorlandığı, kolunda ve bacağında güçsüzlük ile yüzünde kayma bulunduğu tespit edildi. Durum hastanın eşi tarafından fark edilmiş olup, eşi hastanın rahatsızlığının geceden beri mevcut olduğunu ve hastaneye getirmekte zorlandığını ifade etti. Hastanın daha önce başka bir merkezde yatarak tedavi gördüğü, medikal tedaviyle taburcu edildikten sonra kliniği iyi seyrederken bir gün içerisinde kötüleştiği öğrenilmiştir" şeklinde konuştu.
"Beynin sol tarafındaki damarlarda tıkanıklık tespit edildi"
Uzm. Dr. Çokpınar, acil serviste gerçekleştirilen tetkiklerde beynin sol tarafındaki damarlarda tıkanıklık olduğunun ve buna bağlı olarak vücudun sağ yarısında güçsüzlük ile konuşma bozukluğu geliştiğinin belirlendiğini vurgulayarak, "İleri damarsal yapıları incelemek amacıyla BT anjiyografi tetkiki uygulanmış, bu test sonucunda damar duvarında yırtık olduğu ve klinik bulguların bu yırtığa bağlı olarak ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda hastamız hastanemize kabul edilmiş ve öncelikli olarak medikal tedaviyle izlenmesine karar verilmiştir" dedi.
"Hastamızın sol şah damarı uzun bir stent ile tekrar açılabildi"
Dr. Çokpınar, hastanın bulgularının gece boyunca dalgalanması, yani belirtilerin bir düzelip bir kötüleşmesi üzerine girişimsel Girişimsel Nöroradyoloji Uzm. Prof. Dr. Çağın Şentürk ile konsültasyon yapıldığını belirterek, "Hastaya derhal yeniden görüntüleme yapılmış ve klinik tabloya paralel olarak damar tıkanıklığı bulgularında artış gözlenmiştir. Bu gelişmeler üzerine hastada acil girişimsel işlem endikasyonu konulmuş ve hastamızın sol şah damarı kapalı yöntemle uygulanarak stent ile açılmıştır" ifadelerini kullandı.
"Müdahale etmekten başka seçeneğimiz kalmamıştı"
Prof. Dr. Çağın Şentürk, hastanın Nörolog Çokpınar tarafından konsültasyon amacıyla yönlendirildiğinde daha önceden sol şah damarında bir yırtılma tespit edildiğini belirterek, "Tıpta diseksiyon olarak adlandırılan bu yırtılma nedeniyle beynin sol yarım küresini besleyen ana damarda kan akışı neredeyse tamamen durma noktasına gelmiş ve beyne ulaşan kan miktarında ciddi bir azalma meydana gelmişti" dedi.
Damar duvarı içerisindeki kanamanın damar çapını ileri derecede daraltarak kan akımını neredeyse imkânsız hâle getirdiğini ve bu aşamada dünya genelindeki standart klinik yaklaşımın öncelikle medikal tedavi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şentürk, "Ancak uygulanan tıbbi tedaviye rağmen hastanın şikayetlerinin ilerlemesi ve geri dönüşsüz felç tablosunun ortaya çıkma riskini gösteren bulguların belirmesi üzerine, müdahale etmekten başka seçeneğimiz kalmamıştı" şeklinde konuştu.
"Vakit kaybetmeden girişimsel nöroradyoloji ünitesine alındı"
Vakanın hiç vakit kaybetmeksizin girişimsel nöroradyoloji ünitesine alındığını belirten Prof. Dr. Şentürk, "Damarı yeniden açmak amacıyla kafatası içerisine uzanan seviyeden itibaren boyun kesimine kadar neredeyse tamamen tıkanmış olan uzun damar segmenti boyunca bir stent yerleştirilmiştir" ifadelerini kullandı.
"Hastamızın genç yaşta olduğu göz önüne alındı"
Prof. Dr. Şentürk, şah damarının kafatasına giriş seviyesinden boyun bölgesine kadar uzanan stent sayesinde beynin sol yarım küresine yeniden normal kan akışının sağlandığını vurgulayarak, "Bu durum anjiyografik olarak doğrulandıktan sonra hastamız, medikal tedavinin devamı ve yakın takibi amacıyla yoğun bakım ünitesine nakledilmiştir; bu tür girişimler, hayati risk taşıyan durumlarda kritik bir önem arz etmektedir" dedi.
Prof. Dr. Şentürk, endovasküler adı verilen bu kapalı girişimsel nöroradyolojik yöntemle müdahale edilmemiş olması halinde hastanın beyninin sol yarım küresinde çok geniş bir alanı etkileyecek ve iskemiye bağlı gelişen ağır bir inmenin kaçınılmaz olacağını belirterek, "Hastamızda inme sonrasında oluşabilecek beyin ödeminin, kalıcı sakatlıklar ve hatta hayat kaybına yol açabileceği göz önünde bulunduruldu" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA



